Bahçeli'den fon soruşturması ve belediye operasyonlarına arınma yorumu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, fon soruşturması ve belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına ilişkin 7 sayfalık yazılı açıklama yayımladı. Bahçeli, Türkiye'nin bir arınma sürecinden geçtiğini belirterek yolsuzlukla mücadelenin milli vazife olduğunu söyledi.
Yapay zeka tarafından üretilmiştir • Hata varsa bildirinizMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündemdeki fon soruşturması ve belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin "Türkiye'nin Yakın Tarihimizde Yaşadığı Badireler ile Fon Soruşturması ve Belediyelerdeki Yolsuzluklar" başlıklı 7 sayfalık yazılı basın açıklaması yayımladı. Bahçeli, açıklamasında Türkiye'nin bir arınma sürecinden geçtiğini ve yolsuzlukla mücadelenin milli vazife olduğunu ifade etti.
Bahçeli, açıklamasında her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı, kuralların ihlali ve benzeri bir suç varsa, hukuk çerçevesinde suçun niteliğine ve suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine bakılmaksızın üzerine gidilmesi gerektiğini belirtti. Fon soruşturması kapsamında zararın yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı olmadığını kaydeden Bahçeli, "Cumhur İttifakı olarak küresel rekabette yerimizi almaya çalışırken Türkiye, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden de geçmektedir" diye konuştu.
Ekonomik maliyetler ve jeopolitik riskler
Bahçeli, açıklamasında Türkiye'nin yakın tarihinde karşılaştığı ekonomik yükleri de ayrıntılı biçimde sıraladı. 40 yılı aşkın süredir mücadele edilen PKK terörünün Türkiye ekonomisine hesaplanabilir yaklaşık asgari maliyetinin Cumhurbaşkanı'nın ifadesiyle 2,3 trilyon dolar olduğunu belirtti. TASAV'ın 1984-2024 dönemini kapsayan çalışmasına göre ise bu rakamın 2 trilyon 170 milyar dolar olduğu ifade edildi.
Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin asgari maliyetinin 110 milyar doları aştığını kaydeden Bahçeli, ABD-İsrail-İran savaşı nedeniyle Türkiye ekonomisinin önemli bir maliyetle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı açıklamalarına göre bu savaşın piyasa müdahaleleri ve rezerv etkisi, enflasyon etkisi, enerji ve akaryakıt maliyetleri, dış ticaret ve turizm riskleri ile finansal piyasalara olan etkileri aracılığıyla ekonomiye yük bindirdiğini vurguladı.
Küresel petrol arzında yaşanan kesintilerin geçmiş dönemlerdeki benzer şoklardan daha büyük olduğuna dikkat çeken Bahçeli, petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde fiyatlanmasının doğrudan ve dolaylı etkileri nedeniyle enflasyon hedeflerinde sapma görüldüğünü belirtti. Savaşın yalnızca enerji piyasalarını değil, gübreden çip üretiminde kullanılan ham maddelere kadar birçok stratejik ürünü etkilediğini, küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıkların finansal koşulları sıkılaştırdığını ve dış ticaret dengesini olumsuz etkilediğini ifade etti.
Bölgesel çatışmalar ve demokrasi dışı müdahaleler
Türkiye'nin jeopolitik açıdan zorlu bir bölgede bulunduğunu ve savaşların yarattığı bedellerin ağır olduğunu dile getiren Bahçeli, yakın tarihe bakıldığında terör, uygulanan ekonomik yaptırımlar, 15 Temmuz hain kalkışması, 6 Şubat depremleri, ABD-İsrail-İran savaşı, Ukrayna-Rusya savaşı, Suriye'deki iç çatışmalar, jeopolitik riskler ve göç ile demokrasi dışı müdahaleler gibi süreçlerin ülkeyi cendereye soktuğunu söyledi. Bahçeli, bunların Türkiye hasımlarıyla yapılan işbirlikleri sonucu ortaya çıktığını ve ülkenin önemli ekonomik maliyetlerle karşı karşıya kalmasına yol açtığını kaydetti. Bahçeli, bu süreçlerin tümünün Türkiye'nin hasımlarıyla yapılan işbirlikleri sonucunda ülkeyi dar bir cendereye sokmayı amaçladığını, bunun da önemli ekonomik maliyetler doğurduğunu dile getirdi.
Fon soruşturmasının etkileri ve arınma çağrısı
Fon soruşturmasının yarattığı yankıları değerlendiren Bahçeli, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarılması sürecinin ülkenin önündeki engelleri kaldırmaya hizmet edeceğini belirtti. Zararın yalnızca para kaybeden yatırımcılarla sınırlı kalmadığını, bu tür olayların Türkiye ekonomisinin güvenilirliğine ve küresel rekabetteki konumuna da zarar verdiğini ifade etti. Bahçeli, suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın hukuk çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğini yenledi.
Mali gelir artışına rağmen ağır bedeller
Tüm bu badirelere rağmen Türkiye'nin güçlü bir ekonomiye sahip olduğuna işaret eden Bahçeli, milli gelirin 1,7 trilyon dolara, kişi başına düşen milli gelirin ise 18 bin dolara çıktığını dile getirdi. Türkiye'nin yıllara sari birikmiş sorunlarını çöze çöze, tecrübeyle ve akılla daha iyiye, daha müreffeh bir yarına ulaşma gayesiyle hareket ettiğini belirten Bahçeli, açıklamasını yolsuzlukla mücadelenin milli vazife olduğu vurgusuyla noktaladı.
Kaynaklar
Cumhuriyet · Habertürk · TRT Haber · Diken
